
09:20 - 2/9/2006 - {yok} -

yırtılmış yağmur bulutları uyanıp yerlere kusarken içlerindeki buğuyu yıkayıp tozunu alırken havanın uzakta gökkuşağı gerili teller gibi dururken ben ne görürüm bilir misin sadece senin yüzünü * pırını pırtısını toplayıp gidince gece sularda yıkanan güneş gövdesini denizin üstünde yükseltirken martı çığlıkları denizde dalgalar yaratınca denizde zıplayınca yaramaz balıklar ben ne görüyorum bilir misin sadece senin yüzünü * sokaklarda ayak sesleri uyumaya gidince yontulmamış dolunay dağların ardından yollara çıkınca yıldızların titremesi asılınca sonsuz boşluğa ışıklar evlerin pervazlarından dışarı taşınca ben ne görürüm bilir misin sadece senin yüzünü *
11:27 - 26/8/2006 - {yok} -
seher vakti uykumdan kaldıran sabah uyandığımda gözlerime bakan sen olsan sen olsan ölüme başkaldırışım kelebek kanatlı dokunuşum nefesimde yaşamım sen olsan ne olurdu yanımda sen olsan bildiklerimi unutsam bilmediklerim sen olsan ılgıt ılgıt esen çaresizliğimde yeni baştan öğrensem beni yaşarken sende sen olsam

11:27 - 26/8/2006 - {yok} -
 Soluk bir ay dolanıyor kentin üstünde her gece Her gece bilge bir gezgin tavrıyla adımlıyor yolunu
Güz yanığı bir durgun sessizlikle örtülü her şey ve yırtılmış bir tül gibi savrulup duruyor zaman
Suların sesini dinle şimdi ormanın fısıldayışlarını usulca yarılıyor dağların göğsü bir aşkı dinlendirmek için
Ve gözleri uzak yamaçlarda aranıp dururken bir şeyleri sessiz ve sakin beklemekte bekledikçe bileylenen yürek
Belli ki dağların, denizlerin ve göllerin üzerinden sıyrılıp gelmektedir seher Belli ki yakındır doğayı ve hayatı sarsacak saat
11:25 - 26/8/2006 - {yok} -

Hasretin bir yangın avuçlarımda Ayrılıp gittiğin o günden beri Ararım gölgeni boş duvarlarda Ayrılıp gittiğin o günden beri
Sensiz diken oldu başımda yastık Mutluluğu hangi dolaba astık Odamda ne varsa yüzleri asık Ayrılıp gittiğin o günden beri
Bu nasıl bir duygu bilemiyorum Kimseye ayrıldık diyemiyorum Adını kim sorsa eziliyorum Ayrılıp gittiğin o günden beri
11:23 - 26/8/2006 - {yok} -
|